CKarakilic.com
Current View

Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi?

Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 0 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? Y A Z A N Ali Celâleddin Karakılıç 2020 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 1 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? Y A Z A N Ali Celâleddin Karakılıç 2020 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 2 ْ سِ ب ِ ميِ ح � رلا ِ ن َْ حْ � رلا ِ لله اِ م ٍ د � م َُ مُ َانِ لو ُ س َ ر َ ىل َ ع ُ م� � سلا َ و ُة� � صلا َ و َ ينِ م َل َاع ْلا ِّ ب َ ر ِ و� لِ ل ُ د ْ م َْ لْ َا ِ وِ لآ َ ىل َ ع َ و َ ينِ ع َْ جْ َا ِ وِ ب ْ ح َ ص َ و Rahm ân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyl ,a Her türlü hamd -ü senâ’, âleml erin Rabbi olan Allâh’adır Salât ve selâm Rasûlümüz Hazreti Muhammed üzerine, O’nun tüm Âl ve Ashâb’ının üzer ine olsun Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 3 Tavsiyem Hayal mi ? G erçek mi? Değerli Müslümanlar , değerli devlet yetkilileri Hazreti Muhammed sallâ’llâhü aleyhi ve sellem , Hirâ’ dağındaki ilk vahiyden üç sene kadar sonra yolda giderken yükseklerden bir ses işitir Başını kaldırıp baktığı zaman, evvelce Hırâ' dağındaki mağarada gördüğü Meleği -gök ile yer arasında bir kürsîye oturmuş bir hâlde - görür Yine korkup titreyerek hemen evine gelip yatar ve üstünü örtdürür O, bu hâlde sâkinleşmeye çalışırken Cebrâîl aleyhi's -selâm gelip O'na görünür ve ikinci vahyi getirerek şu âyet -i kerîme’leri okur: َا ا َي ُ رِّ ث� د ُ م ْلا ا َ ه �يلا ْ رِ ذ ْن َا َف ْ م ُقلا ْ ر ِّ ب َ ك َف َ ك �ب َ ر َ ولا ْ ر ِّ ه َط َف َ ك َبا َيِ ث َ ولا ْ ر ُ ج ْ ىا َف َ ز ْ ج � رلا َ ولا "Ey (örtüsüne) bürünüp sarınarak (kendi istirahatini düşünüp yatan Habîbim) Kalk, artık (kendi istirahatini düşünüp yatmanın zamânı değil; halifelik vasfına sâhip kullarım, gaflet ve dalâlet içerisinde ömür tüketip duruyor Onlara benim azâbımı haber ver, inanan ve inanmayan kullarımı benim azâbım ile) korkut, Rabb'ini büyük tanı Ve elbîsele rini temizle Azâba sebeb olacak günahlardan da artık uzak ol" 1 Böyle bir emr -i ilâhî’den sonra teblîğ görevini hakkıyl a yapıp İslâm Dîni’ni her yerde hâkim kılan Hazreti Muhammed sallâ’llâhü aleyhi ve sellem , teblîğ edi p muvaffak olduğu yüce İslâm Dîni’nin, bozulmadan ve hiçbir kesintiye uğramadan kıyâmete kadar devam etmesi için ümmetinin âlimlerini, ( ْ لي ِ ئا َ ر ْ س ِ ا ِ ن َب ِ ءا َي ِ ب ْن َا َ َ ِ ت � م ُا ُءا َ م َل ُ ع : Ümmetimin âlimleri Benî İsrâil peygamberleri gibidir ) Hadîs -i şerifi ile görevlendirmişdir ki bunun böyle olduğunda en ufak bir şübhe yokdur Bunun için zamânımızın din âlimleri olarak üzerimize düşen bu şerefli görevi , bir nebzecik de olsa, -hem nefsimize, hem de hemcinslerimize karşı - yerine getirmek mecburiyyetindeyiz 1 -Müddessir, 1 -5 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 4 Bunun için, k im ne derse desin , övgülerle bitiremiye ceğimiz son yılların başarı ve hizmetleri ni, büyük bi r takdirle karşıladığımız bu günlerde ; dînî ve ahlâkî konulardaki inanç ve görüşleri aslâ tasvib etmiyoruz Yıllardan beri çeşitli baskılarla dîne karşı olanlar, bu dînin aslını bozamadıkları gibi onu ortadan da kaldıramamışlardır Fakat , Mısır ve Afkanistan’da olduğu gibi , dînî ve ahlâkî konulara yön veren ve Türkiye halkının dînî ve ahlâkî yönden bu günkü hâline gelmesine sebeb olan ve Yüce İslâm Dîni’ni tahrîfe yönelik son yılların bid’at, fitne, fesâd ve şirk şekillerinden yeminli, yenilikci, telfikci, reformcu, f etöcü, yorumcu, meâlci, c emâatci, radikal İslâmiyet, ılımlı İs lâmiyet, demokratik İslâmiyet gibi masonik fikir ve inançları benimseyerek din adamı geçinen kimselerin elinde bozulmaya başlamışdır ki telâfîsi kolay kolay mümkün değildir Bunun için , son yıllarda, Ehl -i sünnet ve’l -cemâat esaslarına ters düşen bâtıl inanç ve görüşleri, kökünden kurutacak Sâsânî hukümd arı Kubad ’ın oğlu Nûşirevân -ı âdil gibi 2 veyâ ondan da daha kuvvetli inancı, cesâreti, adâleti ve kudreti ile Hazreti Muhammed sallâ’llâhü aleyhi ve sellem ’in ve kırk kadar Ashâb -ı kirâm’ının önüne düşüp kılıcını çekerek “Beni bilen bilir Bilmeyen de bilsin ki ben Haddâb oğlu Ömer'im Allâh birdir Muhammed -aleyhi's -selâm - O'nun hakk Rasûlüdür ” diyerek Rasûlü’llâh aleyhi’s -selâm ’ın ölüm haberini be kleyen ve İslâm Dîni’nin en büyük düşmanlarında n biri olan Ebû Cehil ve arkadaşlarının 2 -Nizâmü’l -mülk Hasan Âlî Yücel K lasikleri Nûşirevân -ı âdil, ( َا َءا َن ْ بَأ َ نو ُفِ ر ْ ع َي ا َ م َ َ ُو َنو ُفِ ر ْ ع َي َ با َتِ ك ْلا ُ م ُ ىا َن ْ ي َ تآ َ نيِ ذ� ل ْ م ُ ىط : Kendilerine Kitâ p verdiklerimiz, O’nu (o son Peygamberi) öz oğulları gibi tanırlar ) ( Bakara,146 En’âm, 20 Şuarâ’,196 ) Âyet -i kerîme’sinde işâret edildiği gibi, kitaplardaki âhir zaman peygamberi hakkındaki İslâmî bilgi ve haberleri kendisine mâl ederek sosyalizm’in ve komonizm’in temelini atan sahtekar, hîlebaz ve yalancı peygamber ateşperest Mazde k’in tüm oyunlarını ibtal edip âhir zaman peygamberi hakkındaki İslâmî doğruları hâkim kılmak için İran’ın Fars şehrinden çağırdığı ilim adamı Mâbed ile el birliği ederek Mazdek ’i ve adamlarını tepesi üstü toprağa gömüp doğruyu hâkim kılmışdır Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 5 karşısında, Haram -ı Şerîf 'e gidip sâf sâf olup açıkdan Tekbîr alarak namaz kıldıran Hazreti Ömer radı ye’llâhü anh gibi , îmânı bütün , adâletli ve ferâsetli bir öndere, bir kurtarıcıya ihtiyacımız vardır Gelin, Birinci Büyük Millet Meclisinin merhum ve muhterem üyelerinin, büyük bir ferâsetle, yeni kurulan Türkiye Devleti ’nin temelini, dînî esaslar üzerine oturtmak mecbûriyyetini duyarak 1921 Teşkilât -ı Esasîye Kanunu “Türkiye Devleti’nin dîni, Dîn -i İslâm’dır Resmi dili Türkçe’dir, makarrı Ankara Şehri’dir” şeklinde yaptıkları gibi, bu işi , hep birlikde biz yapalım Hem kendimizi, hem yanlış yollara bizi götürenleri, hem de yanlış yollara yöneltilen milyonlarca müs lümanım diyen müslümanları, her Fâtiha -i şerîf’i okuduğumuzdaki “Sırât -ı müstakîm” yoluna, Ehl -i sünnet ve’l -cemâat yoluna , yönle ndirip kurtaralım ki hep birlik te, dünyevî ve uhrevî kurtuluşa erelim Kendi küçük ama tahrîbâtı büyük olan ; nefesle , rüzgarla veyâ temasla bulaşıp yapıştığı kimseyi helâke götüren “Korona Virüsü” nün ve ondan sonra görülüp aynı tahrîbatı yapan “Hanta Virüsü” nün tüm dünyâyı ve bizleri etkisi altına aldığı bu günlerde; kuvvetli kudretli olduklarını zannederek toplarının, tüfeklerinin, tanklarının, füzelerinin , uçaklarının, her türlü insansız harb araçlarının ve benzerlerinin işe yaramadığını görüp âciz kaldıklarını gören tüm dünya insanlarının Yaratana ilticâ edip duâya yöneldiği bu günlerde; hattâ en inat kâfirlerin bile başı dara geldiği için derinden derine yaratana ilticâ etmek ihtiyâcını duyduğu bu günlerde; milletce ve devletce tevbe ve istiğfar edip Allâhü Teâlâ’dan afv ve mağfiret dilemeye şiddetle ihtiyâcımız olduğu bu günlerde ve bu ortamda, “iş işten geçmeden; kuş kafesden uçmadan; elimiz deki imkân ve yetkiler gitmeden; eyvah, aldanmışım, aldatılmışım demeden ; tefrîkaya düşüp birbirimiz ile didişmeden; parti taassuplarına kapılmadan; bu işi yalnız ben yaparım gibi bir gurur, kibir ve benlik içerisine düşmeden; Mahkeme -i kübrâ’yı (Büyük hesa p günün ü) düşünerek; İslâm Dînî’nin Ehl -i sünnet ve’l -cemâat esasları Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 6 dairesinde birlik ve berâberliğimizi koruyarak ; Allâü Teâlâ’dan başka hiçbir kimseden ve hiçbir şey’den korkup çekinmeden ” Birinci Büyük Millet Meclisi’ nin yaptığı gibi, bu işi , hep birlikde biz yapalım CİA Ortadoğu şefi Graham Fuller’ in:“İslâmsız dünya” kitâbında “Biz Vehhâbî’ler ile berâber çalışıyoruz Ama bizim düşmanımız Ehl-i sünnetdir Şiîleri kullanıyoruz Türkler de ehl -i sünnetdir, Onun için Türkiyeyi yıkmalıyız” diyen Müslüman Türk düşmanlarının menfur emellerini boşa çıkarmak için, bu işi biz , yapalım َاه َنيِ د ا ََ لِ ُ د ِّ د َُ يُ ْ ن َ م ٍ ة َن َ س ِ ة َئاِ م ِّ ل ُ َ ِ سْ أ َ ر َ ىل َ ع ِ ة � م ُلا ْا ِ هِ ذ َِ لِ ُ ث َ ع ْ ب َي َللها � نِ إ “Şübhesiz Allâhü Teâlâ, her yüz sene başında bu ümmetin dînini yenileyen bir müceddid gönderir” 3 Hadîs -i şerîf’inin ışığında, bu işin önderliğini yapacak ve Tevhîd Dînî İslâm’ın etrâfında toplacak îmânı bütün , adâletli bir ülü’l -emrin etrâfında kenetlenip toplanarak hep birlikde bu işi , biz yapalım Tek ayağımızın üzerinde ne kadar güçlü kuvvetli olursak olalım dîni ve ahlâkî yönden hasta olan ikinci ayağımızı da güçlü k uvvetli yapmak için , İslâm Dînî’nin Ehl -i sünnet ve’l -cemâat esasları dairesinde birlik ve berâberliğimizi koruyarak; Allâü Teâlâ’dan başka hiçbir kimseden ve hiçbir şey’den korkup çekinmeden O’nun yardımına güvenerek hep birlikde , bu işi , biz yapalım “Naslar , asla de ğişmeyecektir ; Ama bunlardan hareketle yapılan içtihatlar , geliştirilen kurallar ve bunların uygulamadaki karşılıkları elbette zamana, şartlara ve imkanlara göre değişecektir Eğer biz bu içtihatları değiştirmezsek , yani uygulamaya ilişkin kuralları, içinde bulunduğumuz şartlara göre , sabit olan nasları uygun şekilde yenilemezsek sadece kendi kendimizi kandırmış oluruz İnsanlığın bugün ulaştığı noktada 3 -Et-Tâcü’l -Câmiu li’l -Usûl fî Ehâdîsi’r -Rasûl s a v C 3 ss 428 (Ebû Dâvud, El - Hâkim ve El -Beyhekî) Eş -Şeyh Mansûr Ali Nâsıf Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 7 sahip olduğu imkanları, teknolojiyi, iletişimi, şehirleşmenin getirdiği insan ilişkilerini nasıl yok sayabiliriz” diyerek aşağıdaki küllî kâıdenin sâdece ( ِ نا َ م ْ ز َ� ْا ِ � يُّ َغ َ تِ ب ِ م َاك ْ ح َ� ْا ُ ر � ي َغ َ ت ُ ر َ ك ْ ن ُي َلا : Zamânın teğayyürü ile ahkâm’ın teğayyürü inkâr olunamaz” 4 kısmını alıp ( � ص�نلا َ فِ لا َُ يُ َلا ْ ن َا َة �يِّ ل ُ ك ْلا َ دِ عا َ و َ ق ْلا َ و ِ ط ْ ر َ شِ ب : Nass’a ve kavâıd -i külliy ye’ye muhâlif olmamak şartı ile ) şartını terk ederek ve sanki Cenâb -ı Hakk, gelecekteki değişimleri bilmiyor gibi yanlış bir düşünce ile, hâşâ, Cenâb -ı Hakk’a cehil isnad ederek , (beynamazın namaz kılmama mâzereti gibi )5 yanlış yorumlar ile kendimizi kan dırıp yanlış yollara gitmeden; “Nass’a ve kavâıd -i külliyye” ye aykırı olan bu şekildeki yanlış fikir, ictihâd ve fetv âları terk ederek, ُ ر َ ك ْ ن ُي َلا ُ ر � ي َغ َ ت ِ م َاك ْ ح َ� ْا ِ � يُّ َغ َ تِ ب ِ نا َ م ْ ز َ� ْا ِ ط ْ ر َ شِ ب َ دِ عا َ و َ ق ْلا َ و � ص�نلا َ فِ لا َُ يُ َلا ْ ن َا َة �يِّ ل ُ ك ْلا “Nass’a ve kavâıd -i külliyye’ye muhâlif olmamak şartı ile, zamânın teğayyürü ile ahkâm’ın teğayyürü inkâr olunamaz” , 4 -Mecelle, madde 39 "Mecâmî"den 5 -Böyle bir inanış ve tatbîk at, beynamazı n mâzereti gibi şeytânî bir inanış ve tatbîkat şeklidir Çünkü beynamaza “Niçin namaz kılmıyorsun?” denilince, Kur’ân’da ( َلا َ ة َلا � صلا ْاو ُب َ ر ْ ق َ ت :Namaza yaklaşmayın) buyuruluyor da ondan, demiş Peki ama onun devamında (ى َ را َ ك ُ س ْ م ُتنَأ َ و :Siz sarhoşken ) ifâdesi var, denilince de, işte orası benim işime gelmiyor! demiş ki böyle bir anlayışla İslâmî bir hayat yaşamanın netîcesi, dünyevî ve uhrevî hüsrandan başka bir netice doğurmaz Çünkü Cenâb -ı Hakk, böyle bir İslâmî anlayışla amel edenle r hakkında, şöyle buyurmaktadır: ٍ ف ْ ر َ ح َ ىل َ ع َللها ُ د ُب ْ ع َ ي ْ ن َ م ِ س� انلا َ نِ م َ وج ٌ ر ْ ي َ خ ُو َب َاص َا ْ ن ْإ َف ِ ن ِ وِ ب � ن َا َ م ْطاج ٌة َن ْ تِ ف ُو ْ ت َ ب َاص َا ْ نِ إ َ و ِ ن َ ىل َ ع َ ب َل َ ق ْ نا ِ وِ ه ْ ج َ وفق َ ة َ رِ خ ْ لْا َ و َاي ْن� دلا َ رِ س َ خط ِ ب ُ م ْلا ُ ن َار ْ س ُْ لْا َ و ُ ى َ كِ ل َ ذ ُ ين “İnsanlardan bir kısmı da vardır ki (cân -i gönülden değil de işine gelen tarafından, bir kenarından, bir ucundan tutarak veyâ dil ucu ile müslümân olarak) Allâh’a ibâdet eder Eğer kendilerine bir hayır dokunursa ona yapışır, yatışır, (fit olur) Eğer bir fitne (bir şerr, bir zarar) isâbet ederse yüz üstü dönüverir (de irtidâd bile eder) (İşte bu şekilde Allâh’a kulluk eden bir kimse), dünyâ’da da, âhiret’de de hüsrâna uğramışdır Bu ise, ap açık bir ziyandır, (ap açık bir hüsrândır)” Hacc 11 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 8 küllî kâıdesindeki esâsa göre , Ehl -i sünnet ve’l -cemâat yolu esasları dairesinde tevbe edip istiğfar ederek ve ُ ع ْ دا َف َ كِ ل َ ذِ ل َف َ ت ْ رِ م ُا ا َ م َ َ ْ مِ ق َت ْ سا َ و ج ْ م ُ ى َءا َ و ْ ى َا ْ عِ ب �ت َ ت لْ َ وج “Sen (onları Tevhîd'e) da'vet et Emr olunduğun gibi dosdoğru hareket et Onların hevâ (ve heves) lerine uyma” 6 َي ْ م ُ ك ْ حا َف ِ ض ْ ر َ ْ �ا ِ فِ ًة َ فيِ ل َ خ َ كا َن ْ ل َ ع َ ج ا� نِ إ ُ دو ُ وا َ د ا ِ سا�نلا َْ ين َب ى َ و َْ لِا ِ عِ ب �ت َ ت َ لا َ و ِّ ق َْ لْاِ ب ْ ن َ ع َ ك� لِ ض ُي َ ف َ نو� لِ ض َي َ نيِ ذ� لا � نِ إ ِ و� للا ِ ليِ ب َ س ْ ن َ ع ِ و� للا ِ ليِ ب َ سط ا َِ بِ ٌ ديِ د َ ش ٌ با َ ذ َ ع ْ م َُ لِ ِ با َ سِ ْ لْا َ م ْ و َي او ُ س َن “Ey Dâvud, biz seni yer yüzünde bir halîfe yapdık İnsanlar arasında hakk (ve adâlet) le h ükmet Hevâ (ve hevese) tâbi’ olma ki bu seni Allâh yolundan sapdırır Allâh yolundan sapanlar, hesa p gününü unuttukları için onlara pek çetin bir azâb vardır” 7 Âyet -i kerîme’lerinde ifâde buyurulan emirler dairesinde yanlış hevâ ve heveslere uymadan Emr olunduğumuz gibi dosdoğru hareket ederek hep birlikde , bu işi , biz yapalım Aşağıdaki âyet -i kerîme’ lerde ifâde buyurulan emr -i ilâhîlere uyarak, yeniden Silm ’e (İslâm’a) girip Yüce Rabb’imize yönelerek ve O ’nun hıfz -u himâyesini dileye rek hep birlikde , bu işi biz yapalım , dünyevî ve uhrevî mutluluğa erelim َا َاي ا ُ ون َ مآ َ نيِ ذ� لا ا َ ه �ي ًة� ف َاَ ِ م ْ ل ِّ سلا ِ فِ ا ُ ول ُ خ ْ دا ص ِ ن َاط ْ ي � شلا ِ ت َاو ُط ُ خ ا ُ وعِ ب �ت َ ت َلا َ وط ُو� نإ ٌ ينِ ب ُ م ٌّ و ُ د َ ع ْ م ُ ك َل ٌ ميِ ك َ ح ٌ زيِ ز َ ع َ للها � نَأ او ُ م َل ْ عا َف ُ تا َن ِّ ي َ ب ْلا ُ م ُ ك ْت َءا َ ج ا َ م ِ د ْ ع َب ْ نِ م ْ م ُت ْ ل َل َ ز ْ نِ إ َف “Ey îmân edenler, hep birlikde silme (yeniden İslâm’a, barışa, dünyâ ve âhiret selâmetine ) girin (Tevhîd esâslarına bağlı k âmil, olgun, iyi, takvâ ve ihlâs sâhibi birer müslümân olun Ayıp ve 6 -Şûrâ ,15 Hûd, 112 7 -Sâd, 26 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 9 kusurlardan uzak bulunun ) Şeytanın adımları ardına düşmeyin (şeytânî yollara sapmayın, Deccâl’lerin, Tâğut’ların, Mücr im’lerin ve Bâtıl fikirlerinde ısrâr edip büyüklük taslayanların peşinden gitmeyin ) Çünkü o (onlar) , sizin için ap -açık bir düşmandır” “Size bunca açık delîller geldikden sonra yine kusur ederseniz (silm’e girmekden, b irlik ve berâberliğinizi koruyup olgun birer Müslüman olmaktan kaçarsanız), iyi bilin ki muhakkak Allâh, Azîz’dir (mutlak gâlibdir, h ükmüne karşı gelinmez, dilediğini yapar ve emrini infâz eder) ve Hakîm’dir (her yaptığını bir hikmetle yapar) ” 8 “Ey insanlar! Ey ben de müslüma nım dediği halde Rabb’ inin emir ve nehiylerine göre amel etmeyen ğâfil Müslüman’ lar! B en, Yüce Rabb’imin ordularından sizleri kendisine yöneltip uyarıda bulunmam için gönderdiği küçücük bir virüsüm Adımı , Konora Virüsü koydunuz Görevim îcâbı, s izin ba’zılarınızı öldürüyor, ba’zılarını zı da korkutuyorum Gördünüz ya, çok kuvvetli, kudretli ve akıllı olduğunuzu söyleyip herkese meydan okuduğunuz halde , benim karşımda âciz kaldını z H attâ , sizleri halîfelik vasfı ile yaratıp sayısız ni’metler vererek imtihana tâbi’ tutan Yüce Rabb’inize, Onun Kur’ân’ına, O’nun sevgili Rasûlü Hazreti Muhammed aleyhi’s - selâm ’a, Onun vâsıtası ile sonsuz rahmetinin bir eseri olarak teblîğ ettirip yürürlüğe koyduğu Yüce İslâm Dîni’ne meyda n okuduğunuz halde; her çeşit imkânlarınızla, toplarınız, tüfekleriniz, silahlarınız, füzeleri niz ve her türlü harp vâsı talarını zla benim karşımda âciz kalıp perîşan oldunuz Akla hayâle gelmedik tedbirler aldınız Evlerinize çekildiniz; dışarı çıkamaz old unuz; câmileri , ibâdet yerlerini ve Haram -ı şerif’i kapatıp bir çok tedbirler aldınız ve her türlü seyr -ü seferi yasak ettiniz Beni etkisiz bir hâle getirmek için her çâreye baş vurdunuz Laboratuvar denemeleri yaptınız Buna rağmen Rabb’imin küçücük bir askeri olduğum halde beni mağlup edemediniz Çâresiz kaldığınızı görünce de, yerlerdeki göklerdeki 8 -Bakara, 208 - 209 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 10 tüm ni’metleri emrinize âmâde kılan Yüce Rabbinizi hatırlayıp O’na duâ etmeye ve O’ndan yardım dilemeye başladınız ” “Gelin, benim uyarılarıma kulak verin İs yankâr hallerinizden vaz geçip a klınızı kullanarak Rabb’inizin sonsuz rahmetinin bir eseri olarak sizlere gönderdiği Kur’ân’ a ve Ras ûlü Hazreti Muhammed aleyhi’s -selâm’a ve O’nun teblîğ edip sizlere bildirdiği emir ve nehiylere göre yeni bir yaşam tarzını kabul ederek Silm ’e, yeniden İslâm’a , bar ışa, dünyâ ve âhiret selâmetine girin Tevhîd esâslarına bağlı k âmil, olgun, iyi, takvâ ve ihlâs sâhibi birer müslümân olun Ayıp ve kusurlardan uzak bulunun Şeytanın adımları ardına düşmeyin , şeytânî yollara sapmayın, Deccâl’lerin, Tâğut’ların, Mücr im’lerin ve Bâtıl fikirlerinde ısrâr edip büyüklük taslayanların peşinden gitmeyin Çünkü onlar , sizin ap -açık bir düşman ınız dır ” “Sizleri tekrar uyarıyorum Görevimi bitirince gideceğim Ben gidince de, -Böyle haller gelip geçicidir - diyerek Silm ’e (yeniden İslâm’a ) girmemezlik yapmayın Benden sonra , benden daha büyük vürüsler ile veyâ R abb’imin başka şekildeki uyarıc ıları ile karşı karşıya kalmamanız için Rabb’inizden afv -ü mağfiret dileyerek O’na yönelin; O’nun emir ve nehiylerini kayıtsız şartsız yer ine getirmeye çalışın İ syankâr hallerinizden vaz geçip ilâhî imtihanı kazanarak dünyâ ve âhire t selâmetine erip mutlu olun ” “Siz lere şunu da hatırlatayım ki âhiretteki cehennem azâbının tabakaları -herkesin suçuna göre - çok çetindir ve ebedîdir Cennet hayâtının güzellikleri ise , herkesin iyi ameline göre çeşitli olup fevka’l -âde güzeldir ve ebedîdir Bu nun için bu ebedî güzelliği kazanmak istiyorsanız Yüce Rabb’inizin var olduğunu, bir olduğunu, noksan sı fatlardan mü nezzeh olup kemâl sıfatları ile muttasıf olduğunu bilin, O’na yönelin ve O’nun emir ve nehiylerini kayıtsız şartsız yerine get irmeye çalışın Allâhü Teâlâ’nın la’net edip rahmetinden kovduğu ş eytana ve şeytânî insanlara kul olup onlar yolunda mücâdele etmeyin Aksine, yaratılışınızın amacı olan İ’lâ -i kelimetü’llâh’ı , İsl âm Dîni’ni ve Tevhîd akîdesi’ni , şânına lâyık bir şekilde yüceltip yaymaya çalışa n îman ve ihlâs sâhibi birer kul Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 11 olun Böyle bir kul olabilmeniz için de , şu âyet -ikerîme’lerde ifâde buyurulan uyarılara göre hareket etmenizi tavsiye eder, nefislerinizin arkadaşı olan şeytana ve şeytânî insanlara değil , Yüce Rabb’inize lâyık bir kul olmanızı , dilerim ” ِ للها ِ ليِ ب َ س ِ فِ َ ن ُ ولِ ت َاق ُي ا ُ ون َ مآ َ نيِ ذ� ل َاج ِ ت ُ وغا� طلا ِ ليِ ب َ س ِ فِ َ ن ُ ولِ ت َاق ُي او ُ ر َ ف َ َ َ نيِ ذ� لا َ و ِ ن َاط ْ ي � شلا َء َايِ ل ْ و َا ا ُ ولِ ت َاق َفج ًافيِ ع َ ض َ ن َاَ ِ ن َاط ْ ي � شلا َ د ْ ي َ َ � نِ إج “Îman edenler, Allâh yolunda harb ederler Küfr edenler de şeytan yolunda savaşırlar Öyle ise o şeytanın dostları ile döğüşün Şübhesiz ki şeytanın hîlekârlığı zaîfdir” 9 ْ م ُ ه َن ْ و َ ر َ ت لْ ُ ث ْ ي َ ح ْ نِ م ُو ُليِ ب َق َ و َ و ُ ى ْ م ُ كي َ ر َي ُو� نإط َ نيِ ذ� لِ ل َء َايِ ل ْ و َا َ ينِ ط َاي � شلا َان ْ ل َ ع َ ج � انِ إ َ ن ُ ونِ م ْ ؤ ُيلْ “O (şeytan) ve kabîlesinden olan (lar), sizi, sizin kendilerini göremiyeceğiniz yer (ler) den muhakkak görür (ler), Biz şeytanları, îmân etmeyeceklerin velîleri yaptık” 10 َ م ا ِ و ّللا َ نِ م َف ٍ ة َن َ س َ ح ْ نِ م َ ك َبا َ صَأز ْ نِ م َ ك َبا َ صَأ ا َ م َ و ِّي َ س ْ نِ م َف ٍ ة َئ َ كِ س ْ ف� نط “Sana gelen her iyilik Allâh’dandır Sana gelen her fenalık da kendindendir” 11 ِ با َ قِ ع ْلا ُ ديِ د َ ش َو ّللا � نَأ او ُ م َل ْ عا َ و َو ّللا او ُ ق� تا َ و “Allâh’dan korkun ve şunu da iyi bilin ki Allâh, cezâsı cidden çetin olandır” 12 ِ ا َو ّللا � نَأ َ و ِ با َ قِ ع ْلا ُ ديِ د َ ش َو ّللا � نَأ او ُ م َل ْ ع ٌ ميِ ح � ر ٌ رو ُ ف َ غ ط “Şunu da iyi bilin ki Allâh, muhakkak cezâsı pek çetin olandır; (bununla berâber tevbe ve istiğfara yönelip kesbî îmân sâhibi olmak isteyenler hakkında da) hakikaten Ğafûr ve Rahîm’dir, (çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir) ” 13 9 -Nisâ', 76 10 -A'râf, 27 11 -Nisâ’, 79 12 -Bakara, 196 13 -Mâide, 98 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 12 ا َي او ُن َ مآ َ نيِ ذ� لا ا َ ه �يَأ ِ إ ْ ن ُ وق �ت َ تا ْ ل َ ع َْ يُ َو ّللا َل ْ ن َ ع ْ رِّ ف َ ك ُي َ و ًانا َق ْ ر ُ ف ْ م ُ ك ْ م ُ كِ تا َئ ِّي َ س ْ م ُ ك ْ م ُ ك َل ْ رِ ف ْ غ َي َ وط ِ ميِ ظ َ ع ْلا ِ ل ْ ض َ ف ْلا و ُذ ُو ّللا َ و “Ey îmân edenler, eğer Allâh’dan korkarsanız O, size iyi ile kötüyü (hakk ile bâtılı, güzel ile çirkini) ayırd edecek bir anlayış (bir ma’rifet ve bir nûr) verir, suçlarınızı ör ter ve sizi mağfiret eder Allâh, büyük lûtuf ve ihsân sâhibidir” 14 ِ للها ِ ة َْ حْ َ ر ْ نِ م او ُط َن ْ ق َ ت لْ ْ مِ هِ س ُ ف ْ ن َا َ ىل َ ع او ُف َ ر ْ س َا َ نيِ ذ� لا َ يِ دا َبِ ع ا َي ْ ل ُقط ُ رِ ف ْ غ َي َ للها � نِ إ ًاعيِ َ جْ َ بو ُن� ذلا ط ُ ميِ ح � رلا ُ رو ُ ف َغ ْلا َ و ُ ى ُو� نِ إ “(Yâ Muhammed, tarafımdan onlara) de ki: Ey nefislerine karşı aşırı giden (günahkâr ve isyankâ r) kullarım Allâh’ın rahmetinden ümid kesmeyin (Eğer Tevhîd’e yönelir, şirk’den sakınır ve günahlarınıza tevbe ederseniz) Allâh bütün günahlarınızı bağışlar Çünkü O, Ğafûr ve Rahîm’dir, (çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir) ” 15 ُ م ُ ك َيِ ت ْا َي ْ نَأ ِ ل ْ ب َ ق ْ نِ م ُو َل او ُ مِ ل ْ س َا َ و ْ م ُ ك ِّب َ ر لىِ إ او ُبيِ ن َا َ و َ نو ُ ر َ ص ْ ن ُي لْ � ُ ثُ ُ با َ ذ َ ع ْلا “Size azâb gelib çatmadan Rabb’inize dönün O’na teslim olun Sonra size yardım edilmez” 16 َلا ْ م ُت ْ ن َا َ و ًة َت ْ غ َب ُ با َ ذ َ ع ْلا ُ م ُ ك َيِ ت ْا َي ْ نَأ ِ ل ْ ب َ ق ْ نِ م ْ م ُ ك ِّب َ ر ْ نِ م ْ م ُ ك ْ ي َلِ إ َ لِ ز ْن ُا ا َ م َ ن َ س ْ ح َا او ُ عِ ب� تا َ و َ نو ُ ر ُ ع ْ ش َتلا “Ansızın ve hiç farkına varmadığınız bir sı rada, size azâb gelmezden önce Rabb’inizden size indir ilen (ni’metler) in en güzeli (olan Kur’ân -ı Kerîm’e ve peygamberlerin en hayırlısı olan Hazreti Muammed) e uyun , (O’nun emir ve nehiylerine göre hareket edin) ” 17 Çünkü, ( � نِ ْ لْا ُ ت ْ ق َل َ خ ا َ م َ و ِ نو ُ د ُب ْ ع َ يِ ل � لاِ إ َ س ْنِ لا ْا َ و :Ben cinleri de, insanları da (başka bir h ikmetle değil) ancak bana kulluk etsinler, 14 -Enfâl, 29 15 -Zümer, 53 16 -Zümer, 54 17 -Zümer, 55 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 13 (benim varlığımı ve birliğimi bilsinler, beni noksan sıfatlardan münezzeh kılıp kemâl sıfatları ile muttasıf kılarak bana kulluk etsinler), diye yaratdım” 18 َ نيِ رِ با � صلا َ و ْ م ُ ك ْ نِ م َ ن َيِ دِ ى َاج ُ م ْلا َ م َل ْ ع َن � ت َ ح ْ م ُ ك� ن َ و ُل ْ ب َن َل َ ولا ْ م ُ ى َ ر َاب ْ خ َا ا َ و ُل ْ ب َن َ و "And olsun, sizi imtihan edeceğiz Tâki içinizden mücâhidleri ve sabr -u sebât edenleri belirtelim Haberlerinizi açıklıyalım" 19 ًلا َ م َ ع ُ ن َ س ْ ح َا ْ م ُ ه �ي َأ ْ م ُ ى َ و ُل ْ ب َنِ ل َا َ لِ ًة َنيِ ز ِ ض ْ رلْ ْا َ ىل َ ع ا َ م َان ْ ل َ ع َ ج � انِ إ "Biz yer yüzünde ne varsa ona bir zînet verdik ki insanları, hangisi daha güzel amel yapacak diye , imtihân edelim" 20 يِ ذ� لا َ و ُ ى َ و ْ م ُ ك َل َ ع َ ج َ ْ �ا َ فِ ئ َلا َ خ ِ ل ٍ تا َ ج َ ر َ د ٍ ْ ع َب َ ق ْ و َ ف ْ م ُ ك َ ض ْ ع َب َ ع َف َ ر َ و ِ ض ْ ر ْ م ُ َ َ و ُل ْ ب َي ْ م ُ َا َتآ ا َ م ِ فِط ميِ ح � ر ٌ رو ُ ف َغ َل ُو� نِ إ َ و ِ با َ قِ ع ْلا ُ عيِ ر َ س َ ك �ب َ ر � نِ إ “O, sizi yer yüzünün halîfeleri yapan; sizi, size verdiği şey’lerde imtihana çekmek için kiminizi derecelerle kiminizin üstüne çıkarandır” 21 ًلا َ م َ ع ُ ن َ س ْ ح َا ْ م ُ ك �ي َا ْ م ُ َ َ و ُل ْ ب َيِ ل َة َ وي َْ لْا َ و َ ت ْ و َ م ْلا َ ق َل َ خ يِ ذ� ل َاط ُ ر ُ وف َغ ْلا ُ زيِ ز َ ع ْلا َ و ُ ى َ ولا “O, (halîfelik vasfını kazanabilmeniz için) hanginizin daha güzel amel (ve hareket) de bulunacağını imtihân etmek için ölümü de, dirimi de takdîr eden ve yaratandır O, Azîz’dir, (kendisine isyân edenlerden intikam alm akda Gâlib -i mutlak’dır) Ğafûr’dur, (Kendisine tevbe ile yönelip emir ve nehiy’lerine teslîm olanlar hakkında da bağışlayıcıdır) ” 22 َ و ُ ى َ و َ ن َاَ َ و ٍ ما �ي َا ِ ة �تِ س ِ فِ َ ض ْ ر َلا ْا َ و ِ ت َاو َ م � سلا َ ق َل َ خ يِ ذ� لا ْ م ُ َ َ و ُل ْ ب َيِ ل ِ ء َام ْلا َ ىل َ ع ُو ُ ش ْ ر َ ع َا ًلا َ م َ ع ُ ن َ س ْ ح َا ْ م ُ ك �يط “(Halîfelik vasfını kazanabilmeniz için) hanginizin ameli daha güzel olduğu (husûsunda) sizi imtihana çekmek için gökleri ve 18 -Zâriyât, 56 19 -Muhammed, 31 20 -Kehf, 7 21 -En’âm, 165 22 -Mülk, 2 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 14 yeri altı günde yaratan O’dur (Bundan evvel ise) Arş’ı, su üstünde idi” 23 “Ben Allâhü Azîmü’ş -şân, melikü’l -mülûk’um (h ükümdarların hükümdarıyım) H ükümdarların kalbleri ve nâsıyeleri (alınları) benim elimdedir Kullar bana itâat ederlerse ben de onları onlara rahmet (vesîlesi) kılarım Eğer kullar bana isyân ederlerse ben de onları onlara ukûbet (ezâ, cefâ ve azâb) v esîlesi kılarım Binâen - aleyh h ükümdarlara sebb ile (sövme sayma ile) meşkul olmayın Fakat bana tevbe ederek mürâceat edin ki ben de onları size bükeyim, (sizin için rahmet vesîlesi yapayım)” 24 “Bir toplum, kendi peygamb erlerinin getirdiklerini bırakı p da başkalarının peygamberlerinin getirdiklerine veyâ kendi kitâ plarının dışında başkalarının kitâ plarına (fikir, inanç ve yaşayışlarına) ilgi gösterirse, böyle bir davranış, onların ahmaklıklarına veyâ sapıklıklarına kâfîdir” 25 ( ِ را َ ص ْب َْ لاا ِ لىا ُ وا ا َي ا ُ وِ بِ َت ْ عا َف :İşte, ey akıl ve basîret sâ hibleri, siz (bundan) ibret alın (ve Hakk’a) yönelin ) 26 “ َ ىد ُْ لِا َ ع َب� ت ا ِ ن َ م َ ىل َ ع ُ م� � سلا َ و :(Dünyâda ve âhiretde) selâm (ve selâmet), doğruya (Hakk’a ve hakîkâte) tâbi’ olanlaradır” 27 Ali Celâleddin Karakılıç 29-Mart -2020 05-Şa’bân -1441    23 -Hûd, 7 24 -Hak Dîni Kur’ân Dili Türkçe Tefsir, C 2 ss 1071 Elmalılı Hamdi Yazır (Ebu’s -suûd Tefsîri’nden) 25 -Hayâtü’s -sahâbe, C 3 ss 434 İbn -i Abdü’l -Berr (Câmi) inde 2/40 26 -Haşr, 2 27 -Tâ-Hâ, 4 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 15  ِ ميِ ح � رلا ِ ن َْ حْ � رلا ِ لله اِ م ْ سِ ب لماج َ ب ْي َ ر َلا ُ با َتِ ك ْلا َ كِ ل َذج ِ ويِ فج ى ً د ُ ى ِ ل َ ينِ ق �ت ُ م ْ ل “Elif Lâm Mîm Bu Kitâ p, öyle bir kitâ p’dır ki kendisinde (Allâh tarafından gönderilmiş olduğunda) aslâ şübhe yokdur O, (nefsini, zarar verecek şey’lerden ve şer’a muhâlif olan günahlardan korumak isteyen takvâ sâhibi) müttekî’ler için, (doğru yola irşâd edici, sevâb ve hayır yollarını gösterici ve menfaatlerine delâlet edici) bir hidâyet’dir (doğru yolun ta kendisidir) 28 ُ ر ْ ه َ ش ُ نآ ْ ر ُ ق ْلا ِ ويِ ف َ لِ زنُأ َ يِ ذ� لا َ نا َ ض َ م َ ر ِ سا�نلِّ ل ى ً د ُ ى ِ م ٍ تا َن ِّ ي َب َ و ى َ د ُْ لِا َ ن ِ نا َق ْ ر ُ ف ْلا َ و “Ramazan ayının (Kadir gecesinde Levh -ı mahfûz’dan dünyâ semâsına) indirilen Kur’ân, insanlara (doğru yolu gösteren ) bir hidâyet rehberi ’dir ki O’nda, doğru yolun ve hakk ile bâtılı ayırd eden h ükümlerin nice delîlleri vardır” 29 � نِ إ ُ م َ و ْ قَأ َ يِ ى ِ تِ� لِ ل يِ د ْ هِ ي َ نآ ْ ر ُ ق ْلا ا َ ذ َ ى “Bu Kur’ân, (insanları) en âdil ve en doğru (yola) götürür” 30 ِ ل ٌ نا َي َب ا َ ذ َ ى ِ ل ٌة َظِ ع ْ و َ م َ و ى ً د ُ ى َ و ِ سا�نل َ ينِ ق �ت ُ م ْ ل “Bu (Kur’ân ), insanlar için bir beyandır, (fenâlıkdan ) sakınanlar için de bir hidâyet, bir öğüddür” 31  28 -Bakara, 1-2 29 -Bakara, 185 30 -İsrâ, 9 31 -Â-i İmrân, 138 Tavsiyem Hayal mi? Gerçek mi? 16